Ana Sanayi - Yan Sanayi Ilişkisi Nasıl Olmalı?

 

"Ana sanayi" kategorisinde konuşlandırılan büyük işletmeler ile "Yan sanayi" başlığı altına daha uygun görülen küçük ve orta ölçekli işletmeler, hangi ilkeler etrafında uyum içinde ve bir arada varlıklarını sürdürebilir?

Özellikle Rahmi Koç'un geçtiğimiz haftalarda Kapital Dergisi'ne verdiği mülakat, ana sanayi ile yan sanayi arasındaki ilişkilere dair tartışmalarda, sözlerin dolaysız biçimde söylenmeye başlandığı yeni bir dönem başlattı. Koç, "Demokrasi var diye herkese otomobil üretme izni" verilmiş olmasından yakınıyordu. Bu çıkıştan sonra, uluslararası rekabette inisiyatif elde edebilmek için sektörel örgütlenmede amiral gemilerine bağlı bir strateji izlenmeli diyenler bir tarafta, kayıtsız şartsız tam liberalizasyon, fırsat eşitliği ve girişim özgürlüğü diyenler öteki tarafta saf tuttu.

Koç'a göre teşvik mekanizması uluslararası rekabet stratejisinin önceliklerine ve büyük işletmelerin rekabet gereksinimlerine uygun olarak yönlendirilmeliydi. Yani uluslararası ölçekte rekabet gücü kazanabilmek için, ulusal sınırlar içindeki rekabetten feragat etmek şarttı.

Tartışma bazı köşe yazarlarının "İstanbul burjuvazisinin Anadolu'da gelişen sermayeden rahatsızlığı" teşhisiyle genişledi ve yeni boyutlar kazandı.

Mustafa Özel, Yeni Şafak'ta çıkan yazısıyla Japonya ve Güney Kore deneylerinden yola çıkarak, küçük ve orta ölçekli işletmelerin büyük markalar etrafında sinerji oluşturabileceğini savunan bir analiz yayınladı. Mehmet Altan da Star Gazetesi'nden Koç'un 'ayrıcalık talepleri'ni neredeyse alaycı bir dille yanıtladı. Çeşitli gazete ve dergilerde yayınlanmış yazılar, Rahmi Koç'un çıkışından bu yana oluşmuş orta büyüklükte bir literatüre, dolayısıyla da tartışmanın hararetine işaret ediyor.

 

 

YAZILAR Tüm Yazılar
“İş”le Geçen 50 Yılın Öyküsü
Koç gibi demokrasi
Ürperten iddia: Bazı büyük şirketler KOBİ'leri desteklediği için AK Parti'nin kapanmasını istiyor
FOTOĞRAFLAR
Tüm Fotoğraflar
MESAJLAR Tüm Mesajlar
Tuğrul Tekbulut   11 Kasım 2008 - 15:45  
İki tarafın da kazandığı işbirliği ile başarıyı yakalayalım...

Ülkemizde KOBİ düzeyinde sanayileşme, ithal ikamesi yıllarında kurulan otomotiv ve beyaz eşya sanayilerinin yan sanayii olarak başladı. Ana firma yapmak istemediği işleri yan sanayiye bırakır, dış rekabet olmadığı için de hem ana sanayi hem de yan sanayi iyi para kazanırdı. Gümrük duvarlarının açılmasıyla önce ana sanayimiz sonra da yan sanayimiz büyük bir şok yaşadı. Bazı firmalar kapandı, bazıları el değiştirdi. Fiyat rekabeti başlayınca maliyetler ve kalite önemli olmaya başladı. kar edemeyen ana sanayi haksız bir şekilde yan sanayiye yüklenmeye başladı. Karını kontrol etmeye, fiyat dikte etmeye başladı. Bu aslında karşılıklı anlaşma ile olan bir işbilriği değil, yan sanayinin bağımlılığının ana firmalar tarafından suistimali idi. Bunun sonu iki tarafında kaybettiği bir yöne doğru gitti. Ülkemiz sanayileşme sürecinde bundan çok şey kaybetti. ben bu hikayeleri hep birinci ağızdan dinledim.
Oysa bu ilişkinin dengeli olması gerekir. Yan sanayi de bağımlı olmayı bırakıp, kendi ürünlerini ve teknolojisini geliştirmelidir. Sadece şu anda ana sanayii olan firmanın dışında diğer firmalara da mal satabilecek teknoloji ve pazarlama yatırımları yapmalıdır. Bunun en güzel örneğini Toyota vermiştir. Japonya'da yan sanayii ile birlikte kurduğu Toyota City'de tüm dünyaya otomıobil üreten Toyota herkesin birlikte kazandığı bir modeli oluşturmuştur. Yalın üretim adı verilen bu model de stok maliyetleri tüm değer zinciri içindeki işbiliği ile mininuma indirgenmektedir. Böylece Toyota dünya'nın en karlı otomotiv şirketi olmuştur. General Motors'un iflasının konuşulduğu bugünlerde bu başarının ve bu yönetim modelinin önemi daha da iyi anlaşılmaktadır.Ülkemizde de bazı firmaların yalın üretime geçtiklerini görüyoruz. Bazılarıyla görüşme şansım oldu. Dostlar alışverişte görsün. Güya JUST-İN TİME (JIT) tedarik yapıyorlar. Tüm stoklar yan sanayinin ve tedarikçinin sırtında. Yükü eşit paylaşmadan, birlik olmadan nasıl Dünya devleriyle rekabet edeceksiniz ? Hep beraber kazanmayı kabul edemedikçe güçlü olamayız ve beklediğimiz sanayi sıçramasını yapamayız. Bu konular bugüne kadar hiç bu şekilde basında gündeme gelmedi. İşte ben burada gündeme getiriyorum ve tartışmaya açıyorum. Buyrun bakalım.

ADMIN
Yusuf Al
MODERATÖRLER
Tuğrul Tekbulut
ÜYELER tümü
DİĞER GRUPLAR tümü
Diyalogo'dan yenilikler
Kadın-erkek eşitliğinin neresindeyiz?
Sigara içsek mi içmesek mi?
Gezi Türkiye
Fotoğraf Ve Fotoğrafcılık Üstüne...
Tüm Hakları Saklıdır. Copyright © Logo Elektronik Ticaret Hizmetleri A.Ş 2008